5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'un, aynı Kanun’un 63/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43, 52 ve 62. maddeleri gereğince 1.020,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair, Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinin 13/09/2017 tarihli ve 2017/1 esas, 2017/78 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 09/10/2018 gün ve 94660652-105-66-11047-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/10/2018 gün ve KYB 2018-82690 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-) Sanık hakkında özel belgede sahtecilik eyleminden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 207/1. maddesi ile cezalandırılması istemiyle iddianameyle kamu davası açıldığı hâlde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan 5809 sayılı Kanun'un 63/10. maddesi gereğince mahkûmiyetine karar verilmesinde,
2-) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun önödemeyi düzenleyen 75. maddesinin, 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değiştirilerek uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların önödeme kapsamına alınması karşısında, 5809 sayılı Kanun'un 63/10. maddesinde tanımlanan suçun bu kapsamda kaldığı ve karar tarihi itibariyle 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesinin yürürlükte olduğu gözetilmeden, mahkemece sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinin 13/09/2017 tarihli ve 2017/1 esas, 2017/78 sayılı kararının CMK'nin 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, yukarıda yazılı bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucunda sanık aleyhine belirlenmiş cezadan daha ağır olmamak üzere yeni bir hüküm kurulmasına, 29/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.