Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'ın, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Burdur İcra Ceza Mahkemesinin 07/09/2016 tarihli ve 2016/152 Esas, 2016/272 Karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 02/10/2018 gün ve 94660652-105-15-7517-2018-Kyb sayılı yazılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/10/2018 gün ve KYB.2018/81735 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği, 16/03/2016 tarihli haciz tutanağına konu taahhütnamede, takip miktarı olarak 27.567,74 Türk lirası gösterilip işlemiş faiz olarak da 9.489,21 Türk lirası belirtilmiş ise de, taahhütname tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faizin gösterilmediği gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraati yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Burdur İcra Ceza Mahkemesinin 07/09/2016 tarihli ve 2016/152 Esas, 2016/272 Karar sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, 30/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.