Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Niğde İcra Ceza Mahkemesinin 31/03/2017 tarihli ve 2017/150 Esas, 2017/299 Karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 02/10/2018 gün ve 94660652-105-51-12039-2018-Kyb sayılı yazılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/10/2018 gün ve KYB. 2018/80741 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 11/08/2016 tarihli taahhütnamede toplam faiz olarak 179,08 Türk lirası belirtilmiş ise de işlemiş ve işleyecek faiz miktarları ile icra harç ve giderlerinin ayrı ayrı hesaplanarak gösterilmediği, bu konuda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesi ile 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Dosya kapsamından, şikayete konu olan eylemin Niğde 1. İcra Müdürlüğünün 2016/2715 Esas sayılı takip dosyasındaki 28/11/2016 tarihli taahhütün 30.11.2016 tarihli taksitine yönelik olduğu anlaşılmakla, belirtilen konuda kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.