Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'ın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar hapsen tazyikine dair Bandırma İcra Ceza Mahkemesinin 29/09/2016 tarihli ve 2015/2403 Esas, 2016/1815 Karar sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, infaz savcılığınca tereddüt oluştuğundan bahisle karar verilmesi talebi üzerine, sanığın 3 aya kadar tazyik hapsinin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfaz Hakkında Kanun'un 110/2. maddesi uyarınca konutta infazına ilişkin Eskişehir 3. İcra Ceza Mahkemesinin 24/05/2018 tarihli ve 2018/56 Değişik İş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Eskişehir 1. İcra Ceza Mahkemesinin 07/06/2018 tarihli ve 2018/46 Değişik İş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 24/09/2018 gün ve 94660652-105-10-11001-2018-Kyb sayılı yazılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/10/2018 gün ve KYB. 2018/80705 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 27/06/2011 tarihli ve 2010/8620 esas, 2011/3858 sayılı ilamında "01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (L) bendinde disiplin hapsi; "kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartlı salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilemeyen hapsi ifade eder." olarak tanımlanmıştır. Disiplin hapsi ve hapsen tazyik yaptırımının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen cezalardan farklı nitelikte olduğu, duruşma açılarak yapılan bir yargılama sonunda verilmelerine karşılık, 2004 sayılı Kanun'un 353/1. maddesinde itiraz kanun yolu öngörülmüştür. Anılan hükümler gözetildiğinde, gerek disiplin hapsi gerekse hapsen tazyik yaptırımı tayin edilen kararların, 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinde belirtilen "hüküm" niteliğinde olmadığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda müeyyidesi disiplin hapsi ve tazyik hapsi olarak tespit edilen eylemlerin kabahat olduğu, kişinin yükümlülüğünü yerine getirmesini sağlamak için belli ölçüde icbar edilebileceğinin kabul edilmiş olması ve disiplin hapsinin kabahat nev'inden bulunması karşısında hükümlü hakkında, 5275 sayılı Kanun'un 110. maddesinde öngörülen özel infaz usullerinin uygulanması mümkün bulunmayıp, söz konusu hükmün uygulanabilmesi için infaza konu cezanın kısa süreli hapis olmasının gerekmesi nedeniyle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir... BOZULMASINA" şeklinde belirtildiği üzere itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Eskişehir 1. İcra Ceza Mahkemesinin 07/06/2018 tarihli ve 2018/46 Değişik İş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında hükmolunan tazyik hapsinin konutta çektirilmesine ilişkin kararın kaldırılmasına, 30/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy