MAHKEMESİ : 7'nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mah. (Kapatılan)
SUÇ : 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, usul hükümlerinin derhal uygulanması prensibi ve usule ilişkin işlemlerin yapıldığı tarihteki mevzuata göre varlıklarını koruyacağı ilkesi gözetildiğinde, hüküm tarihi itibariyle Askeri Mahkemenin temyiz konusu davada görevli olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıkların toplu asker karşısında emre itatsizlikte ısrar suçunu işledikleri iddiasıyla ASCK’nin 88. maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda atılı suçu işledikleri kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmakta ise de;
ASCK’nin 14’üncü maddesinde tarif edilerek, aynı Kanun'un 88’inci maddesinde yer alan “toplu asker karşısında emre itaatsizlikte ısrar” suçunun kanunî unsuru olarak düzenlenen “toplu asker” kavramından söz edebilmek için;
1) Sanık ile üst (veya amir) dışında askerî hizmet amacıyla toplanmış en az 7 askerî şahsın bulunması,
2) Fiilin hizmet için toplanan bu kişiler tarafından görülebilir bir şekilde işlenmesi gerekmektedir.
Astların üst ve amirlerine karşı göstermekle yükümlü olduğu saygı ve itaatin hizmet gereği topluca bulunulan mahallerde ayrı bir önem ve özellik taşıdığını kabul eden kanun koyucu, üst ve amirlere karşı sergilenen saygısızlık ve itaatsizliğin toplu asker karşısında yapılmış olmasının daha etkin cezaî müeyyidelerle karşılamasını hedeflemiştir.
Bu anlamda, ASCK’nin 14’üncü maddesinde düzenlenen toplu asker kavramının varlığı için, “sanık veya şerikler ile üst veya amir dışında askerî hizmet amacıyla toplanmış en az yedi asker kişinin bulunması” gerekmektedir. (Kapatılan) Askeri Yargıtay’ın yerleşmiş kararlarında belirtildiği üzere, askerî hizmet maksadıyla yapılacak olan toplanmanın; askerî hizmet amacına yönelik, ciddi ve disiplinli olması, bir amir veya bir üstün emir ve komutasında bulunması, ayrıca hizmet amacına yönelik toplanmanın başlamış olması gerekmektedir. Ayrıca, askerî hizmet amacıyla toplanmış olan personelin işlenen suçu görebilecek, duyabilecek veya hissedebilecek konumda olması gerekmektedir.
İnceleme konusu somut uyuşmazlıkta; J.Tğm. Akif Tatlı'nın içtima alanında belirtilen saatte tam olarak hazır olunmaması ve bazı personelin ellerinde sigara ile etrafta dolaşması üzerine tim personeline "istikamet solunuz, dağılın marş marş" şeklinde emir verdiği, (Kapatılan) Askerî Yargıtay Drl.Krl.nun 06.07.1989 gün ve 1989/191-185 esas ve karar sayılı içtihadında açıkça tartışıldığı gibi, bu tip emirler ister emir olsun diye, ister ceza olsun diye, ama sonuçta eğitimde dikkati çekmek için verildiği, bu tür bir emrin, silahlı kuvvetlerin günlük faaliyetleri içinde yer alan ve “Fırsat Eğitimi” olarak değerlendirilen faaliyetleri için verilmiş, hizmete ilişkin bir emir olduğu, sanıkların ise verilen emrin gereğini yerine getirmedikleri ve bulundukları yerde beklemeye devam ettikleri, bunun üzerine J.Tğm. Akif Tatlı'nın vermiş olduğu emri birkaç defa sanıklara tekrar ettiği, buna rağmen sanıkların emrin gereğini yerine getirmedikleri dikkate alındığında; dinlenen tanık ifadelerine göre henüz içtimanın başlamadığı, içtima hazırlıkları sırasında olayın meydana geldiği belirlenmiş olup, bir kısım personelin içtima alanına geldikleri, bu nedenle atılı suçun toplu asker karşısında unsurunun oluşmadığı, bu itibarla sanıkların eyleminin kendilerine sözlü olarak bildirilerek malûm ve muayyen hale getirilmiş emir tekrar edildiği hâlde emri yerine getirmemek suretiyle ASCK’nin 87’nci maddesinin 1’inci fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı tanıma uygun emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğu hâlde, toplu asker karşısında işlendiğinin kabulü ile ASCK’nin 88’inci maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1) Adli para cezasının bir gün karşılığı belirlenirken TCK'nin 52/2. maddesi yerine TCK’nin 52’nci maddesinin yazılması ve adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin sevk maddesi olarak TCK'nin 52/4. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2) Sanık hakkında hükmolunan adli para cezalarının taksitlendirilmesi sırasında taksit aralığının gösterilmemesi suretiyle TCK'nin 52. maddesine aykırı davranılması,
3) TCK'nin 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
Kanuna aykırı ve sanıklar ile sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 19/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy