5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçundan sanıklar ... ve ...'ın, anılan Kanun'un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına dair İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/05/2017 tarihli ve 2016/294 esas, 2017/215 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 01/11/2018 gün ve 94660652-105-34-10840-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/11/2018 gün ve KYB 2018-89849 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, müştekinin bilgisi ve rızası olmaksızın sanık ... tarafından sanık ...'ın çalıştığı Doruk iletişim isimli iş yerinde müşteki adına 2 adet hattın çıkarıldığı, temin edilen cep telefonu hattı abonelik sözleşmelerindeki imzaların müştekiye ait olmadığına dair bilirkişi raporu alınması üzerine sanıklar hakkında açılan dava sonucunda cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de; sanık ...'ın alınan savunmasında bahse konu işlemleri iş yerinde çalışan başka personelin gerçekleştirmiş olabileceğini ifade ederek suçlamayı kabul etmemesi; sanık ...'in de atılı suçlamayı inkar etmesi karşısında, söz konusu hatlara ilişkin abonelik sözleşmelerindeki imza ve yazıların kime ait olduğunun tespitine yönelik olarak, sanıklar ve dosya kapsamında bahsi geçen ilgili iş yerinde çalıştığı bildirilen kişilerin imza ve yazı örnekleri temin edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, gerekçeli kararda atılı suçu sanıkların işlemiş olduğuna dair yeterli delil ve gerekçeye yer verilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozmaya konu dava dosyası incelendiğinde; yapılan yargılama sırasında sanık ... hakkında suçun vasıf ve mahiyetinin değişmesiyle soruşturma ve kovuşturma şartı olan ön ödeme kapsamında kaldığı, ancak mahkemece ön ödeme işlemlerinin usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğinin anlaşılması karşısında, bu hususun kanun yararına bozma konusu yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy