MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
[Kara Kuvvetleri K.lığı Askeri Mahkemesi (Kapatılan)]
SUÇ: 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1) Sanığın firarda kaldığı süre gözetildiğinde sanığın kastının yoğunluğu ve suçun işleniş şeklinin bir özelliğinin bulunmadığı ve benzer olaylar ile mukayese edildiğinde, daha uzun süre firarda kalanlar ile daha az süreli firarda kalanlar arasında hakkaniyete uygun adil ceza tayin edilmesi gerektiği dikkate alındığında, dosya kapsamına göre, eylem ile ceza arasındaki muvazeneyi bozacak şekilde, yazılı gerekçeyle ve hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde alt sınırdan uzaklaşılarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
2) Sanığın adli sicil kaydında gözüken Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/271 Esas sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, temyiz konusu suçtan önce 13/10/2011 tarihinde kesinleştiği ve 3 yıllık denetim süresinin 13/10/2014 tarihinde sona erdiği, atılı suçun denetim süresinin bitiminden sonra işlendiği, (Kapatılan) Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 2015/93 Esas sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise ne zaman kesinleştiğinin dolayısıyla atılı suçun denetim süresi içerisinde işlenip işlenmediğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı da nazara alındığında; kısa kararda ve hüküm fıkrasında “takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” karar verilmesine rağmen gerekçeli hüküm içeriğinde “sanığın dava konusu firar suçundan önce başka Mahkemelerce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşılmakla, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum edilmiş olması sebebiyle CMK’nin 231/6-a fıkrasındaki şartı sağlamadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” karar verildiği belirtilerek hükümde karışıklığa neden olunması,
Kabule göre;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında taksit aralığının gösterilmemesi suretiyle TCK'nin 52. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 19/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy