Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'in, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair ....İcra Ceza Mahkemesinin 08/05/2018 tarihli ve 2018/787 Esas, 2018/1272 Karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 28/11/2018 gün ve 94660652-105-58-12899-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/12/2018 gün ve KYB.2018/98151 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun'un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 03/10/2017 tarihinde alınan taahhütnamede, tahsil harcı olarak 203,18 Türk lirası belirtilmesine karşın, peşin harcın ayrıca rakamsal olarak gösterilmediği, masraf olarak 73,50 Türk lirası belirtilmiş ise de, masraf kaleminin içinde peşin harcın bulunup bulunmadığı noktasında açıklık olmadığı, dolayısıyla taahhütte belirsizlik bulunduğundan taahhüdün de geçerli olmadığı gözetilmeksizin, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
03/10/2017 tarihli taahhüt tutanağı incelendiğinde, icra takip masrafı olarak 73,50 TL gösterildiği, başvuru harcı, vekalet suret harcı ve tebligat giderleri hesaplandığında peşin harç miktarının bu rakam içerisinde yer almadığı, borçlunun ödemekle yükümlü olduğu tahsil harcının 203,18 TL olarak gösterildiği, alınan peşin harcın icra takibine başlanması için alacaklı tarafından ödenmesi ve takip sonunda alacaklıya iade edilecek olması nedeniyle borçlu ile bir ilgisinin bulunmadığı, bu nedenlerle alınan taahhütte bir belirsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 17/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy