MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Sanığın 5237 sayılı TCK’nin 32’nci maddesi kapsamında bulunup bulunmadığının ek sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi ve sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Gerekçeli hükümde dosyada bulunan daha önce işlediği suçlara ilişkin mahkumiyet kararları nedeniyle sanığın bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümleri uygulanmadığı belirtilmiş ise de dosyada bahse konu kararların bulunmaması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle, 1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesine göre sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy