MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
14.10.2019 tarihinde Dairemizce incelenerek bozulmasına karar verilen Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/96 Esas ve 2014/187 Karar sayılı dosyasında sanık olan ...'nın alınan savunmasında; iş bu dosyada sanık ...'in talebi üzerine 100 TL ücret karşılığında, içerisinde gümrük kaçağı sigaralar olduğunu bildiği kolileri, kargo şubesinden ... adına teslim aldığını, sigaraların kendisine değil ...'e ait olduğunu beyan etmesi üzerine sanık ... hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği anlaşılmakla, her iki dava arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu dikkate alınarak mümkün olduğu takdirde davaların birleştirilmesi aksi halde anılan dava dosyası getirtilip incelenerek delillerin birlikte takdiri sonucu sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1)Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada sanık hakkında 15/08/2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2014/250 Esas ve 2016/343 Karar sayılı hükme ilişkin dosyanın incelenmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/228904 Tebliğname numarasıyla kayıtlı olduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyanın akıbeti araştırılarak mümkün ise iş bu dava ile birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2)Adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nin 52. maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK'nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4)Açılan davanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun müdahilliğine karar verilerek lehine vekalet ücreti takdir edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, tebliğnameye aykırı olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 04/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy