MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı halde, ek savunma hakkı verilmeden, 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesine muhalefetten dolayı hüküm kurulması suretiyle CMK'nin 226/1. maddesine aykırı davranılması,
2-Dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaleti ile TCK'nin 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken 5607 sayılı Kanun'un 16. maddesi delaleti ile müsadere kararı verilmesi,
3-Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy