MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi,kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Malen sorumlunun temyiz talebine yönelik incelemede;
Malen sorumluya ait aracın ve yatırılan teminatın iadesine karar verildiği anlaşılmakla hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmayan dolayısıyla hükmü temyiz etmeye hakkı olmayan malen sorumlunun temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi gereğince, tebliğnameye uygun olarak, REDDİNE,
II-Katılan vekilinin temyiz talebine yönelik incelemede;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıktan ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada TCK'nin 61 ve 3/1. maddeleri uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında CMK'nin 231. maddesi gereği "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kurumunun uygulanıp uygulanmayacağı tartışılırken sanığa yüklenen suçtan dolayı birlikte hükmedilen hapis ve adli para cezasının bir bütün halinde dikkate alınması gerekirken yazılı şekilde hapis ve adli para cezasının ayrı ayrı değerlendirilerek CMK'nin 231/5. maddesinemuhalefet edilmesi,
3-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4- Suça konu sigaraların miktarı itibarıyla aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğunun ve kaçak eşyanın değerine nazaran nakilde kullanılan aracın müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmayacağının anlaşılması, sanığın aracı emaneten aldığını beyan etmesi, malen sorumlunun ise aracını sanığa emaneten verdiğini ifade etmesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının tescil tarihi olan 14.10.2011 tarihinden 12 gün sonra 26/10/2011 tarihinde Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/2098 sayılı soruşturma dosyası üzerinden suça konu araca tedbir konulduğunun soruşturma evrakı kapsamından anlaşılması karşısında anılan soruşturma dosyasının âkıbeti ile suç tarihinde ve öncesinde aracın fiilen kim tarafından kullanıldığı, suç tarihinde kayıt malikinin sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı, geçmişe yönelik olarak varsa bu aracın sürücüsü olarak sanık hakkında trafik kurallarına aykırılıktan verilmiş para cezası bulunup bulunmadığı hususları kolluk marifetiyle araştırılıp sonuçları itibarıyla gerekmesi halinde malen sorumlu tekrar dinlenilip deliller birlikte değerlendirilerek iyi niyetli olup olmadığı belirlendikten sonra nakil aracının müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
5-Dava konusu gümrük kaçağı eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı TCK'nin 54/4. maddesi uyarınca müsaresine karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.