MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
A) Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde,
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1- Sanık hakkında hükmolunan gün adli para cezasının karşılığının 5237 sayılı TCK’nin 52/2. maddesi yerine 50/1. maddesince belirlenmesi,
2- TCK'nin 52/4. maddesi gereğince taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilirken, anılan maddenin 1-c bendindeki hak yoksunluklarının alt soy ve haricindekiler yönünden ayrım yapılmaksızın şartlı salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi ve 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4- Suça konu bandrolsüz sigaraların müsaderesine karar vermekle yetinilmesi gerekirken tasfiyesine de karar verilmesi,
5- Suç tarihi itibarıyla uygulanması gereken 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun kapsamında davaya katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
6- Bandrolsüz olduğu hususunda itiraz ve tereddüt bulunmayan sigaralar ile ilgili keşif yapılarak sanık aleyhine sebep olmadığı yargılama giderine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca hükmün paraya çevirmeye ilişkin bölümünden “50/1” ibaresi çıkartılıp yerine “52/2” yazılmak, taksitlendirmeye ilişkin bölümden “geri kalan miktarın tamamının sanıktan alınmasına ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” ibaresi çıkartılarak yerine “kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına” yazılmak, TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılıp, yerine “24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına,” ibaresi yazılmak, müsadereye ilişkin bölümden “ve tasfiyesine'' ibaresi çıkartılmak, vekalet ücretine ilişkin bölümden “sanıktan alınarak katılanlara verilmesine” ibaresi çıkartılarak yerine “sanıktan alınarak katılan ... İdaresine verilmesine,” ibaresi yazılmak ve yargılama giderine ilişkin bölüm karardan tamamen çıkartılarak yerine “Toplam 43,95 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline” yazılmak suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Suçta kullanılan 42 DJD 86 plakalı nakil aracının iadesine yönelik temyiz incelemesinde,
Başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçta kullanılan nakil aracının malikinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olup olmadığının tespiti bakımından sanığın savunmasında belirtmiş olduğu kira sözleşmesi dosyaya getirtilip, aracın ne şekilde sanığın kullanımına sunulduğu araştırılarak sonucuna göre müsaderesinin gerekip gerekmediği hususunda bir karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN tebliğnameye aykırı olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.