MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi,kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Dosya kapsamına göre sanığın sevk ve idaresindeki minibüste bidonlar içerisinde marker seviyesi geçersiz motorin ele geçirildiği olayda; sanığın mazotu çiftçilikte kullanacağını savunması karşısında, gerektiğinde ilgili kurumlardan da sorulmak suretiyle sosyal durum araştırması yapılarak, suç tarihi itibarıyla sanığın sahibi olduğu veya kullandığı tapulu veya tapusuz arazileri ile sanığa ait traktör ve mazot ile çalışan tarım araç gereçleri bulunup bulunmadığı, sanığın çiftçilikle uğraşıp uğraşmadığı, varsa traktör ve diğer tarım araçlarının sanık tarafından kendi tarımsal faaliyetleri dışında ticari faaliyetlerde kullanılıp kullanılmadığı tespit edilmeden, akaryakıtın ne suretle ticari amaçla bulundurulduğu açıklanmadan, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Kasıtlı suçtan kısa süreli olmayan erteli hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu ve TCK'nin 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden uygulanmaması, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.