Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar ..., ..., Zekeriye Barış Tahta, ... ve ...'ın bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda; sanık Mesrurenin zorla kaçırıp alıkoyma suçundan, sanıklar Memili, Ahmet, Zekeriya Barış ve Rahime'nin ise zorla kaçırıp alıkoyma ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından mahkûmiyetlerine dair Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.05.2006 gün ve 2006/220 Esas, 2006/274 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş, olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Katılan vekili, sanıklar Keziban Kahraman ve Şükrü Kahraman hakkında ırza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından kurulan beraat hükümler de temyiz etmiş ise de, bu hükümler Yargıtay Yüksek 5. Ceza Dairesinin 15.10.2003 günlü kararı ile onanarak kesinleştiğinden ve mahkemece 24.05.2006 günlü kararında bu sanıklar yönünden hüküm de kurulmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin adları geçen sanıklara ilişkin temyiz isteminin reddiyle, diğer sanıklar haklarında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar Mesrure ve Rahime haklarında zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Sanıklar Ahmet, Rahime, Memili ve Zekeriya Barış'ın nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun yalnız “kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinden koşullu salıverilmesine kadar”, “diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilerek 53/3. maddesine aykırılık yapılması,
.../...
-2-
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek hükümlerin bu sebepten dolayı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hükümlere “TCK.nın 53/3. maddesi uyarınca TCK.nın 53/1. maddesinin (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklardan koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler yönünden ise aynı haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar Memili, Zekeriya Barış ve Ahmet'in zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun mağdureye ilişkin 19.03.2004 günlü 10 gün iş ve gücüne engel olacağı yönündeki raporunda yaralanmanın sanıkların kaçırma suçunun cebir öğesini oluşturduğu ve sanıklar hakkında 765 sayılı TCK.nın 439. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.