MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Şikayetçi vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde,
Suç tarihine ve suça konu eşyanın niteliğine göre uygulanması gereken 5607 sayılı kapsamında davaya katılma hakkı bulunmayan TAPDK’nin davaya katılmasına karar verilmiş olması hükmü temyize hak vermeyeceğinden şikayetçi vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, REDDİNE,
B- Sanığın temyiz istemlerinin incelenmesinde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada,
1) Sanık hakkında; 12/03/2014 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine, Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2014/561 Esas ve 2013/1369 Karar sayılı hükmün Dairemizce incelenerek 16/09/2019 tarihinde bozulmasına karar verildiğinin,
2- Sanık hakkında; 30/01/2014 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2014/358 Esas ve 2014/1045 Karar sayılı hükmün bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında,
Anılan dosyalar getirtilip incelenerek mümkünse birleştirilmeleri, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2) Suç tarihine ve suça konu eşyanın niteliğine göre uygulanması gereken 5607 sayılı kapsamında davaya katılma hakkı bulunmayan TAPDK’nin davaya katılmasına karar verilip infazda da tereddüt yaratacak şekilde Hazine vekilinin duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.