MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Suça sürüklenen çocuğun Cumhuriyet savcılığınca alınan beyanında hazır bulunan sosyal çalışmacının, suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayamadığı yönünde görüş bildirdiği de dikkate alınarak; 5237 sayılı Kanun'un 31. maddesi uyarınca, 12-15 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuğun içinde bulunduğu aile koşulları, sosyal ve ekonomik şartları, psikolojik ve eğitim durumu hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/3. maddesine uygun sosyal inceleme raporu aldırılarak, sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı ve ceza sorumluluğu hakkında bizzat hakim tarafından değerlendirmede bulunularak suça sürüklenen çocuğun durumunun belirlenmesi gerekliliğinin gözetilmemesi,
2-Suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını tamamlamadığı gözetilmeden talimatla savunmasının alındığı duruşmanın kapalı yerine açık yapılması,
3-CMK'nin 231. maddesinde düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan ve talimatla alınan savunmasında taksit yapılması veya uzun süre verilmesi halinde zararı gidermek istediğini belirterek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını talep eden suça sürüklenen çocuk hakkında, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanun'un 231/9. fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, zararın karşılanmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuğa verilen kısa süreli hapis cezasının TCK'nin 50/3. madde ve fıkrası uyarınca 50/1. maddesinde belirtilen seçenek yaptırım ya da tedbirlerden birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy