MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosya kapsamı ve sigaraların miktarına göre, ambalajında bandrol bulunmayan sigaraları ticari amaçla naklettiğine dair her türlü şüpheden uzak somut ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeyerek sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Gümrük kaçağı eşyanın 5237 sayılı TCK’nin 54/4. maddesi yerine 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
Kabule göre de,
1- 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içermesi karşısında kovuşturma evresinde Gümrük İdaresi'nin belirlediği zararı ödeyerek kamu zararını karşılama iradesini gösteren sanığa ele geçirilen sigaraların miktarı da gözetilerek suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı hesaplanıp bu tutarın ödenmesinin, adil yargılanma hakkının bir unsuru olan sanığa haklarının öğretilmesi yükümlülüğü kapsamında, hukuki sonuçlarıyla birlikte sanığa usulüne uygun olarak açıklanması ve sanığın ödediği zarar bedelinin de eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarından indirilmesi gerekirken bu hak gözetilmeyerek, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3- Suç tarihi itibarıyla uygulanması gereken 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun kapsamında TAPDK’nin davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.