MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1072 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a) Sanık hakkında, 1072 sayılı Kanun'un 2. maddesinin, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan 5728 sayılı Kanun’un 325. maddesi ile değiştirilmeden önceki halinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, maddenin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 325. maddesi ile değişik haline göre hüküm kurularak fazla ceza tayini,
b) Açıklanması geri bırakılan hükümde sanık hakkında TCK’nin 62. maddesi uyarınca indirim yapılmamışken, açıklanan hükümde belirlenen temel cezadan TCK’nin 62. maddesine göre indirim yapılmasına karar verilerek, 5271 sayılı CMK’nin 231/1. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy