MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
I)Sanık hakkında 19/03/2012 ve 05/10/2012 tarihli gümrük kaçağı sigara bulundurmak suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Yükletilen suçların sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükümlerden TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp, yerine "24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II)Sanık hakkında 19/05/2012 ve 22/05/2012 tarihli gümrük kaçağı sigara bulundurmak suçlarında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Tüm dosya kapsamından, sanık hakkında tutulan 19.05.2012 tarihli tutanak nedeniyle 29.05.2012 tarihli iddianame ile; 22.05.2012 tarihli tutanak nedeniyle de 30.05.2012 tarihli iddianame ile gümrük kaçağı sigara bulundurmak ve satmak suçlarından kamu davalarının açıldığının, tutanaklar arasında hukuki kesinti olmadığı gibi eylemler arasında geçen sürenin suç kastının yenilendiğini gösterecek kadar uzun bir süre olmadığının anlaşılması karşısında; sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, aynı yerde işlenen eylemlerinden dolayı 4733 sayılı Kanunu 8/4. ve TCK'nin 43/1. maddeleri uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkumiyetine kararı verilmesi gerekirken, sanık hakkında iki ayrı mahkumiyet kararı verilmesi,
Ancak,
1-24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2-Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nin 54/4. maddesi yerine TCK'nin 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK'nin 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3-Suça konu sigaraların bandrolsüz olduğuna ilişkin tereddüt olmadığının anlaşılması karşısında; suçun sübutu ve nitelendirilmesi açısından etkisi olmadığı halde bilirkişi tayin edilerek, sanığın sebep olmadığı keşif ve bilirkişi ücretinin sanığa yükletilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy