MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kasıtlı suçtan mahkumiyet sayılamayacağı dikkate alındığında CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine suç tarihi itibarı ile objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan sanığın cezasının "tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğu "gerekçesi ile ertelendiği de gözetilerek ve dosya içerisinde KEMT varakasının olmadığı nazara alınarak; bozma öncesinde mahal mahkemesinde alınan savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını talep eden sanığın , kamu zararından haberdar olmadığı anlaşılmakla; sanığa dava konusu eşyanın gümrük idaresince hesaplanan "eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı'' olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunun 231/9 fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, “sabıka kaydında Zile Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/98-145 E-K sayılı ilamı ile Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlediği anlaşılmakla CMK'nun 231/8.maddesi uyarınca” şeklindeki suç tarihi itibariyle yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında, yalnızca anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy