MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Suçtan zarar gören vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Suçtan zarar gören vekilinin, 13.02.2019 tarihinde tebliğ olunan kararı, CMUK'nin 310/1. maddesinde öngörülen 1 haftalık süreden sonra 22.02.2019 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2-O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1163 Sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde “Bu Kanunda geçen Bakanlık isimleri "İlgili bakanlık" olarak değiştirilmiştir. İlgili bakanlık deyiminden, bu Kanun kapsamındaki tarımsal amaçlı kooperatifler ve üst kuruluşları için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, yapı kooperatifleri ve üst kuruluşları için Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ve diğer kooperatifler ve üst kuruluşlar için ise Sanayi ve Ticaret Bakanlığı anlaşılır.” aynı Kanun'un Ek 2/son. maddesinde “İlgili bakanlık, kooperatifler ve üst kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile memurları hakkında görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlardan dolayı açılan kamu davalarına katılma talebinde bulunabilir.” hükümleri karşısında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı' nın söz konusu davaya katılma hakkının bulunduğu, şikayetçiye kovuşturma evresinde duruşmalardan haberdar edilme ve kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunması karşısında, şikayetçiye duruşma gününü bildirir davetiye çıkartılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmak suretiyle, CMK'nın 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması,
Kabule göre ise;
1163 sayılı Kanun'un 45. maddesinde "Genel kurul olağan ve gerektiğinde olağanüstü olarak toplanır. Olağan toplantının her hesap devresi sonundan itibaren 6 ay içinde ve en az yılda bir defa yapılması zorunludur. Ancak, usul ve esasları ilgili Bakanlıkça yapılacak düzenlemede gösterilmek üzere; kooperatif üst kuruluşuna ortak olunması ve genel kurul toplantısının gündemine konuyla ilgili madde konulması şartıyla, olağan genel kurul toplantıları en fazla üç hesap dönemini kapsayacak şekilde ve birleştirilerek yapılabilir. Genel kurul, ana sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı ana sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır. Genel kurul toplantı tarihi, yeri ve gündemi toplantıdan en az 15 gün önce ilgili bakanlığa ve mülki idare amirliğine yazılı olarak bildirilir." hükmünün bulunduğu, aynı Kanun'un Ek 2/2. maddesinde ise genel kurulu olağan toplantıya çağırmayan yönetim kurulu üyelerinin cezalandırılacağının düzenlendiği cihetle, 15/06/2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında kooperatifin tasfiyesine karar verildiği ve sanıkların da yönetim - tasfiye kurulu üyesi olarak seçildikleri, iddianamedeki anlatım dikkate alındığında sanıkların üzerine atılı eylemin 2013 yılına ait olağan genel toplantısının suç tarihi olan 01/07/2014 tarihine kadar yapılmaması olduğu, 1163 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereği tasfiye memurlarının genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi bulunduğu, aynı Kanun'un 81. maddesinde ise tasfiye halinde kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmayacağı, kararların oy çokluğu ile verilebileceği düzenlenmesi hususları dikkate alındığında; kooperatifin tasfiye halinde olmasının olağan genel kurul toplantısı yapılmasına engel olmadığı ve kanunda istisnai bir hususun düzenlenmediği, suç tarihi itibariyle sanıkların olağan genel kurul toplantısı yapılmamasından sorumlu olduklarının anlaşılması karşısında;
Öncelikle;
02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75. maddesi uyarınca 1163 sayılı Kanun'un ek 2/2. maddesine aykırılık suçu için öngörülen hapis ve adlî para cezasının ön ödemeye tâbi bulunduğu, buna göre sanıklara usûlüne uygun ön ödeme ihtaratı yapılarak sonucuna göre hukukî durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı ve yerinde olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy