6831 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10/11/2014 tarih, 2014/47 Esas ve 2014/158 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 26/02/2019 gün ve 2017/3686 Esas, 2019/4869 Karar sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
TCK’nun 58. maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren 03/01/2013 tarihli 2011/79 esas, 2013/4 karar sayılı ilamı ile 10 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Gürgentepe (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince verilen 29/03/2013 tarih, 2012/21 Esas, 2013/82 Karar sayılı ilamı ile 5 Ay hapis cezasını içeren ilamında birlikte nazara alınarak birden fazla hükümlülüğün tekerrüre esas alınması sonucu değiştirmeyeceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA” karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/03/2019 tarih ve KD - 2015/36819 sayılı yazısı ile;
Yüksek Daire ile Başsavcılığımız arasında itiraza konu edilen uyuşmazlık; yerel mahkemece TCK'nin 58/6-7. maddesi uyarınca tekerrür şartları oluştuğundan cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmolunduktan sonra, denetimli serbestlik süresi belirlenip belirlenemeyeceğine ilişkindir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin 6 ve 7. fıkralarında;
“Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir” hükmü bulunmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 gün 1302-309 sayılı kararında da belirtildiği üzere, TCK’nin 58/6. fıkrasının ikinci cümlesinin açık anlatımından, sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi yeterlidir. Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 10.03.2009 gün 7319-1209, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20.09.2018 gün 18329-13308, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 08.03.2012 gün 9481-1763 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde şartla salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının hükme bağlandığı, bu sebeplerle denetimli serbestlik tedbirine ilişkin sürenin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeksizin, infazı kısıtlar biçimde sanık hakkında 1 yıl denetimli serbestlik tedbirine hükmolunması kanuna aykırı olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2017 tarihli tebliğnamesi doğrultusunda Yüksek Dairece hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ONANMASINA karar verildiğinden anılan karara itiraz edilmesi zorunluluğu doğmuştur.
Belirtilen nedenle, Yüksek Dairenin anılan kararına itiraz edilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
Yüksek 19. Ceza Dairesinin 26.02.2019 gün ve 2017/3686 esas, 2019/4869 karar sayılı ilamının kaldırılmasına,
Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanık ... hakkında dikiliden yakacak vasıflı emval kesme suçundan kurulan 10.11.2014 gün ve 47-158 sayılı hükmün, hüküm fıkrasındaki denetimli serbestlik tedbirinin süresinin belirlendiği kısım çıkarılıp DÜZELTİLEREK ONAMASINA karar verilmesi,
Yüksek Daireniz aksi kanaatte ise dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR:
1)UYAP aracılığıyla elektronik ortamda MERNİS sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra 25.05.2018 tarihinde öldüğü anlaşıldığından,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/03/2019 tarih ve KD - 2015/36819 sayılı itiraz isteminin farklı gerekçe ile kabulüne,
2)Dairemizin 26/02/2019 gün ve 2017/3686 Esas, 2019/4869 Karar sayılı onama kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
UYAP aracılığıyla elektronik ortamda MERNİS sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra 25.05.2018 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, sanığın hukuki durumunun mahkemesince yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy