MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören, CMK'nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı olan ve temyiz dilekçesiyle katılma isteminde bulunduğu anlaşılan Gümrük İdaresinin temyiz dilekçesinin kapsamı ve içeriği karşısında, CMK’nin 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1- Sanık hakkında verilen adli para cezasının gün karşılığının belirlenmesinde TCK’nin 52/2. maddesi yerine anılan Kanun'un 52. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2- 5237 sayılı TCK’nin 52/4. maddesi uyarınca taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilirken anılan maddenin 1-c bendindeki hak yoksunluklarının sanığın alt soyu haricindekiler hakkında cezanın infazına kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4- 16 TL’den ibaret yargılama giderinin, 6183 sayılı Kanun'un 106. maddesinde belirlenen sınırın altında kaldığı gözetilmeksizin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
5- Suça konu eşyanın 5237 sayılı TCK’nin 54/4. maddesi gereğince müsaderesine 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi delaletiyle karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
6- Suç tarihi itibarıyla uygulanması gereken 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 Sayılı Kanun kapsamında TAPDK’nin davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ile suçtan zarar gören vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca hükmün paraya çevirmeye ilik bölümündeki “52” ibaresi 52/4 olarak değiştirilmek, taksitlendirmeye ilişkin bölümdeki “Tahsil edilmesine ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrilmesine ibareleri karardan çıkartılarak yerine “ tahsil edilebileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilebileceğinin ihtarına” yazılmak, TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılıp, yerine “24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına,” ibaresi yazılmak, hükmün yargılama giderine ilişkin bölümü karardan tamaman çıkartılarak yerine “16 TL yargılama giderinin 6183 sayılı Kanun'un 106. maddesinde belirlenen sınırın altında kalması nedeni ile 5271 sayılı CMK'nin 324/4. maddesi uyarınca kamu üzerinde bırakılmasına,” yazılmak, müsadereye ilişkin bölüm karardan çıkartılarak yerine “Suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK’nin 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine,” yazılmak ve vekalet ücretine ilişkin bölüm karardan tamamen çıkartılmak suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy