MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık, Katılan Vekili
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisinin ihlalidir. Anılan fiiller ile devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarının da ihlal edildiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerinin finanse etmek için toplumu oluşturan gerçek kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğacağı kuşkusuzdur. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada sanık hakkında... . Asliye ceza Mahkemesinin Dairemizin 2019/2885 Esasında kayıtlı bulunup aynı gün incelenerek hükmünün bozulmasına karar verilen 14/11/2013 tarih, 2013/640 Esas ve 2013/976 Karar sayılı dava dosyasının bulunduğunun anlaşılması karşısında anılan dosya getirtilip incelenerek suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin tartışılması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2) Sanığın aynı araçla olaydan 11 gün sonra 22/04/2013 tarihinde aynı nitelikteki fiili nedeniyle yakalandığının, bu fiil nedeniyle Dairemizin 2019/2885 Esas sayılı dosyasında incelenerek hükmünün bozulmasına karar verilen Gaziantep 1. Asliye ceza Mahkemesinin 14/11/2013 tarih, 2013/640 Esas ve 2013/976 Karar sayılı dava dosyası kapsamındaki, sanığın eşi olan malen sorumlu ...’ın 11/07/2013 tarihli kolluk ifadesinde sürücü belgesinin bulunmadığını ve aracın eşi tarafından kullanıldığını beyan ettiğinin anlaşılması, kaçak eşyanın, taşıma aracı yüküne göre hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturması ve naklinin, bu aracın kullanılmasını gerekli kılması ile aracın değeri ve suç nedeniyle oluşan 93.657 TL zarar gözetildiğinde nakil aracının müsaderesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, tebliğnameye aykırı olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 04/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.