MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi,kararın niteliği ve suç tarihine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan, CMK'nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu ve 28.02.2014 tarihli dilekçesinde katılma isteminde bulunduğu anlaşılan suçtan zarar gören Gümrük İdaresi hakkındaki katılma talebinin reddi kararı kaldırılarak Gümrük İdaresinin CMK’nin 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık ... hakkında 21/10/2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine, Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2014/30 (E) ve 2014/358 (K) sayılı hükmün dairemizce incelenerek aynı gün bozulmasına karar verilmesi karşısında;
Anılan dava ile iş bu dava birleştirilerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/10,11,12. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
2-24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3-Suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı olmayan... lehine vekalet ücretine hükmolunması,
4-Bandrolsüz olduğu hususunda tereddüt bulunmayan sigaralar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sanığa sebep olmadığı yargılama giderine hükmolunması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafii ile Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN tebliğnameye aykırı olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy