MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2-Gün adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nin 52. maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK'nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3- Suça konu gümrük kaçağı akaryakıtın tasfiye edilmiş olduğu anlaşılmakla, tasfiye bedelinin Hazineye irat kaydına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4-Suç tarihi itibariyle suçtan zarar gören ve katılmasına karar verilen Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraf çıkartılıp, yerine ''24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresi yazılması, hükmün 3. ilişkin fıkrasından ''52" ibaresi çıkarılarak yerine "52/2" ibaresinin eklenmesi, hükümden müsadereye ilişkin kısım çıkarılarak yerine ''Suça konu gümrük kaçağı akaryakıtın tasfiye bedelinin hazineye irat kaydına'' ibaresinin eklenmesi ve hükme “Katılan ... İdaresi kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca maktu 1.500 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine” suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy