MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 ve 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Gümrük İdaresinin sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin temyiz taleplerine yönelik incelemede,
5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararlara, aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup temyizi mümkün bulunmadığından sanık ... idaresinin temyizinin itiraz olarak değerlendirilip merciince gereğinin yapılması için dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
II- Gümrük İdaresinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ..., hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde,
1) Gümrük İdaresinin ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin temyiz taleplerine yönelik incelemede,
Suç tarihleri ve suça konu eşyanın niteliğine göre uygulanması gereken 4733 sayılı Kanun kapsamında Gümrük İdaresinin davaya katılma katılma hakkı bulunmamakla hükümleri temyiz etmeye de hakkı bulunmadığından,
2) Gümrük İdaresinin ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin temyiz taleplerine yönelik incelemede ise,
Usulüne uygun duruşma davetiyesi gönderildiği ve böylelikle dava ve duruşmadan haberdar edildiği halde, kamu davasına usulen müracaat etmeyip katılan sıfatı kazanmayan Gümrük İdaresi’nin hükmü temyiz hakkı bulunmadığından,
Gümrük İdaresinin temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, REDDİNE,
III) Sanıklar ..., ..., ..., ..., Sanık ... ve müdafii ile Sanık ... ve müdafinin temyiz taleplerine yönelik incelemede,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanuna aykırılık suçundan ve sanık ... hakkında 4733 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan açılan davalar hakkında hüküm kurulmamışsa da her zaman hüküm kurulabileceği mümkün görülmüştür.
Kamu zararını gidermediği gerekçesiyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilen sanık ...’ın kamu zararını giderdiği dosya kapsamından anlaşılmışsa da hakkındaki hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde kanaat oluşmadığının belirtilmiş olması karşısında subjektif şartlar oluşmadığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1) Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede,
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
a) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
b) Suça konu sigaraların müsaderesine karar vermekle yetinilmesi gerekirken imha suretiyle tasfiyesine karar verilmesi,
c) Suç tarihleri ve suça konu eşyanın niteliğine göre uygulanması gereken 4733 sayılı Kanun kapsamında Gümrük İdaresinin davaya katılma katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
d) Bandrolsüz olduğu hususunda itiraz ve tereddüt bulunmayan sigaralar ile ilgili keşif yapılarak sanık aleyhine sebep olmadığı yargılama giderine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılıp, yerine ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresi yazılmak, hükmün 6. fıkrası karardan tamamen çıkartılarak yerine “Suça konu ambalajında bandrol bulunmayan sigaraların 5237 sayılı TCK’nin 54/4. maddesi gereğince müsaderesine,” yazılmak, hükmün vekalet ücretine ilişkin 8. fıkrası karardan tamamen çıkartılarak yerine “Katılan ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.500 TL vekalet ücretinin sanık ...’dan tahsil edilerek katılan ...’na verilmesine,” yazılmak, hükmün yargılama giderlerine ilişkin 10. fıkrası karardan tamamen çıkartılarak yerine “Sanığın sebep olmadığı keşif ve bilirkişi giderleri düşüldükten sonra kalan 43 TL yargılama giderinin sanık ...’dan tahsili ile hazineye irat kaydına,” yazılmak suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün, tebliğnameye aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede ise,
a) Dosya kapsamında, sanıklar ..., ... ve ... hakkında mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeksizin beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
b) Sanık ...’nin fiillerinin 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesi kapsamında zincirleme suç niteliğinde olduğu ve son fiil tarihi olan 11/04/2013 tarihine göre 6455 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek hatalı uygulama suretiyle eksik ceza tayini,
c) Sanık ...’nun 21/02/2013 ve 25/03/2013 tarihli fiillerinin zincerleme suç kapsamında kaldığı ve bu fiiller bakımından 29/03/2013 tarihli iddianame ile hukuki kesinti oluştuğu, sanığın 11/04/2013 tarihli fiilinin ise 5607 sayılı Kanun kapsamında olup bu fiil nedeniyle sanık hakkında müstakil ceza verilmesi gerektiği gözetilmeyerek tüm fiiller TCK’nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç kapsamında değerlendirilmek suretiyle 4733 sayılı Kanun’un 8/4. maddesinden sonuç olarak eksik ceza tayini
d) Suç tarihi itibarıyle 4733 sayılı Kanun kapsamında kalan fiiller yönünden Gümrük İdaresi’nin, 5607 sayılı Kanun kapsamında kalan fiiller yönünden ise ...’nın davaya katılma hakkının olmadığı; gümrük idaresinin tüm fiiller ve sanıklar bakımından katılma talebinde bulunmadığı ve 5237 sayılı TCK’nin 270. maddesi yönünden her iki kurumun da davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin bu hususlarda bir ayrım da yapılmadan tüm sanıklardan her iki kurum lehine vekalet ücreti alınmasına karar verilmesi,
e) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kabule göre de,
a)Sanık ...’e atılı suç tarihi itibarıyla 5607 sayılı Kanun’un 6455 sayılı Kanunla değişik 3/18. maddesinden hüküm kurulması gerekirken 4733 sayılı Kanun’un 8/4. maddesinden hüküm kurulması,
b)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar ..., ..., ..., ..., Sanık ... ile sanık ... müdafiinin, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, tebliğnameye kısmen uygun olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nin 326/son maddesi uyarınca sanıklar ... ve ...’nun kazanılmış haklarının korunmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy