MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ... hakkında 06.05.2013 tarihli iddianame ile 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine muhalefetten açılan kamu davası hakkında bir karar verilmediği ve mahallinde her zaman bir karar verilebileceği gözetilerek yapılan incelemede;
I- ... Hakkında 14.04.2013 tarihli eylem nedeniyle verilen beraat hükmünün temyizen incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
II- Dibixeyn Tekin hakkında 17.04.2013 tarihli, sanık ... hakkında 08.04.2013 tarihli, sanık ... hakkında 28.05.2013 tarihli olaylar nedeniyle verilen mahkumiyet hükümlerinin temyizen incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın Kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanıkların ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
III- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında TCK'nin 270. maddesi uyarınca verilen mahkumiyet hükmünün temyizen incelenmesinde ;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın Kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafıinin, sanık ...’in ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
IV- Sanık ... hakkında 28.05.2013 tarihli eylemi nedeni ile verilen mahkumiyet hükmünün temyizen incelenmesinde ;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içerine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarla ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Dava konusu kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken söz konusu eşyanın tasfiyesine de hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan ... İdaresinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CUMK’nin 322. maddesi uyarınca hükmün müsadereye ilişkin fıkrasından “5607 sayılı Kanun'un 16. maddesi gereğince suça konu, eşyanın bozulma ihtimali nazara alındığında kararın kesinleşmesinin beklenmeksizin anılan eşyanın tasfiyesine” ifadesinin çıkarılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
V- Sanık ... ve ... hakkında 08.04.2013 ve 18.04.2013 tarihli eylemleri nedeniyle ve sanık ... hakkında 14.04.2013 tarihli eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar hakkında temel cezada TCK'nin 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğu, buna göre hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinde değişiklik yapıldığı, sanığın kaçak olarak ülkeye sokulan suça konu eşyayı ticari maksatla bulundurmak eyleminden dolayı 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesindeki "Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katma kadar arttırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz." şeklindeki düzenlemeye nazaran 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/5-10. maddeleri ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddelerinin ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Sanıklar ... ve ... hakkında 08.04.2013 tarihli eylem nedeni ile 07.05.2013 tarihli iddianame ile dava açıldığı, sanık ...’in 18.04.2013 tarihli eylemi nedeniyle 19.06.2013 tarihli iddianame ile dava açıldığı, sanık ...’in 18.04.2013 tarihli eylemi nedeni ile ise 06.05.2013 tarihli iddianeme ile dava açıldığı; sanıklar hakkında her iki eylem nedeniyle açılan davalar arasında hukuki kesinti olmadığı anlaşılmakla, sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı, aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanık ... hakkında verilen gün para cezası, adli para cezasına çevrilirken 5237 sayılı TCK'nin 52/2. maddesi gösterilmemesi suretiyle CMK'nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafıinin, sanık ...’in ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA,
VI- Sanık ... hakkında 14.04.2013 tarihli eylem nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümünün incelenmesinde;
Somut olayda haklarında ayrı dava açılan ve mahkumiyet hükümleri ... ve ...’ın içinde bulunduğu araçta 1224 karton kacak sigara ele geçirdiği, iletişimin tespiti kararına istinaden elde edilen TAPE kayıtlarında sanık ... ve ...'in sigaraların ele geçirildiği araca öncülük ettiği iddiasıyla dava açıldığı anlaşılmakla; Tape kayıtları incelendiğinde ...’in öncü araçta bulunan ...’in telefonunu arayarak yanında bulunan... isimli şahıs ile görüştüğü, görüşmeden... isimli şahsın soy isminin tespit edilemediği, soruşturma kapsamında sanık ...’i arayan telefon numaralarından sanık ... adına kayıtlı numaranın tespit edildiği ve arandığı ancak telefonu ...’in ağabeyi ...’in cevapladığı ve ... adına kayıtlı hattı kendisinin kullanmakta olduğunu beyan ettiği, sanık ...’in aşamalarda değişmeyen savunmasında olayla hiç bir ilgisinin olmadığını İzmir’e hiç gitmediğini, soy isimleri aynı olsa da ... isimli şahsı tanımadığını beyan ettiği dosya kapsamında sanık ...’in öncü araçta bulunan ... olduğuna ilişkin mahkumiyete yeter, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
VII- Sanık ... hakkında 28.05.2013 tarihli olay nedeni ile verilen beraat hükmünün temyizen incelenmesinde;
Sanığın olay tarihinde ele geçirilen 725 paket sigaraya ilişkin olarak müdafii huzurunda alınan emniyet beyanında sigaraların kendisine ait olduğunu beyan ederek suçu ikrar ettiği gözetilmeksizin sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekide baraatine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla verinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca. BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy