MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4733 ve 5607 Sayılı Kanunlara Aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanıklar ... ve ... hakkında belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasından takdiri indirim yapıldıktan sonra 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması gerekirken, yılın aya tahvili suretiyle 2 yıl 13 ay 15 gün şeklinde eksik cezaya hükmolunması ve sanıkların suça konu eylemi birlikte gerçekleştirdiği anlaşılmasına karşın, 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca cezada arttırım yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre gerekçeli kararın sanık ...'ya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, anılan sanığın hakkında kurulan hükmü öğrenme üzerine temyiz ettiği anlaşıldığından temyiz isteminin reddine dair karar kaldırılarak yapılan incelemede;
I-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yükletilen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2-Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı TCK'nin 54/4. maddesi uyarınca müsaresine karar verilmesi yerine imhası suretiyle tasfiyesine karar verilmesi,
3-Sigaraların gümrük kaçağı olduğuna ve KEMT varakasındaki değere ilişkin sanıkların itirazı bulunmadığı hâlde birleşen dosya üzerinden keşif yapılarak sanıklara sebep olmadığı yargılama giderinin yükletilmesi,
4-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "11/03/2013, 09/04/2013, 25/04/2013, 28/04/2013, 11/05/2013" yerine "09/04/2013, 28/04/2013, 11/05/2013" gösterilmekle yetinilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...'ın, sanık ... müdafiinin, sanık ...'nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nin 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan hükümlerden TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine ''24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına," ibarelerinin yazılması, müsadereye dair 6 numaralı fıkra çıkarılarak yerine "Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı TCK'nin 54/4. maddesi uyarınca müsaresine karar verilmesine" ibaresinin eklenmesi, yargılama giderine dair 9 numaralı hüküm fıkrasından "... İle keşif ve bilirkişi gideri olarak 107,24 " ibaresinin çıkarılması ve "371" ibaresi çıkarılarak yerine "263,76" ibaresinin eklenmesi, gerekçeli karar başlığına suç tarihi olarak 11/03/2013 ve 25/04/2013 tarihlerinin de eklenmesi suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye kısmen uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1-Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar ; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu , kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla , gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık ... hakkında; 03/06/2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine, Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 2013/251 Esas ve 2014/84 Karar sayılı hükmün dairemizce incelenerek 25.09.2019 tarihinde bozulmasına karar verilmesi karşısında;
Anılan dava ile iş bu dava birleştirilerek suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp, hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu ,
2-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.