MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkta yolcu otobüsünün bagajında ambalajında bandrol bulunmayan 135 karton sigara ele geçirilen olayda suça konu eşyanın miktarı ve suçun işleniş şekli bakımından temel cezada alt sınırdan ayrılmayı gerektirecek bir husus bulunmaması karşısında sanık hakkında lehe olan 5607 sayılı Kanun’un 6455 sayılı Kanun’la değişik 3/18. maddesi yerine 5607 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’la değişik 3/5, 3/10. maddelerinden teşdiden hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında verilen adli para cezasının gün karşılığının sanığın ekonomik ve sosyal durumuna uygun düşmeyen gerekçelerle alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,
3-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4-Suça konu eşyanın, 5607 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK’nin 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken delalet maddesi de gösterilmeden TCK’nin 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi ve müsaderesine karar vermekle yetinilmesi gerekirken tasfiyesine de hükmolunması,
5-Suç tarihi itibarıyla uygulanması gereken 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun kapsamında TAPDK’nin davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin davaya katılmasına karar verilerek yasal dayanağı da bulunmadığı halde dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.