MAHKEMESİ : 3. Kolordu Komutanlığı Askeri Mah. (Kapatılan)
SUÇ : 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
23/02/2014 tarihinde 7 günlük kanuni izne gitmek üzere Birliği Komutanlığından saat kaçta ayrıldığı belli olmayan sanığın 02/03/2014 tarihinde saat 24:00’e kadar katılması gerektiği, yine 29/04/2014 tarihinde 1 gün yol süresi verilerek birliğine sevk edilen sanığın 30/04/2014 tarihinde saat 24:00’e kadar birliğine katılması gerektiği dikkate alındığında; Yerel Mahkemece, izin tecavüzü suçuna ilişkin suç temadisinin başlangıç tarihinin “03/03/2014”, firar suçuna ilişkin suç temadisinin başlangıç tarihinin “01/05/2014” şeklinde kabul edilmesi gerekirken gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında izin tecavüzü suçuna ilişkin suç temadisinin başlangıç tarihinin “02/03/2014”, firar suçuna ilişkin suç temadisinin başlangıç tarihinin “30/04/2014” şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Dosya içinde mevcut Mareşal Çakmak Asker Hastanesinin 10/12/2015 tarihli ve 3484 sayılı sağlık kurulu raporunda sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğunun belirtildiği dikkate alındığında gerekçe içeriğinde yer verilen sanığın 16/07/2008 tarihinden itibaren askerliğe elverişsiz olduğu ibaresinin maddi yazım hatasınından kaynaklandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesi uygulanmamış ise de, TCK’nin 53. maddesi ile düzenlenen hak yoksunluğu kazanılmış hak teşkil etmeyip güvenlik tedbiri niteliğinde bulunduğundan, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK’nin 53.maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçların sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 27/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy