MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında suç duyurusunda bulunulmasına yönelik O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında suç duyurusunda bulunulmasına dair kararın temyize tabi bir hüküm veya karar niteliği taşımadığı cihetle; O Yer Cumhuriyet savcısının bu husustaki vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın ve O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanığın izin tecavüzünde bulunduğu tarihleri kapsayacak şekilde 29/11/2014-25/12/2014 şeklinde gösterilmesinin mahallinde düzeltilmesi olanaklı maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın 20/11/2014 günü saat 08:00’de iki gün de yol süresi tanınarak toplam dokuz gün süreyle kanuni izne gönderildiği, bu izinden en geç 29/11/2014 günü saat 08:00'e kadar dönerek birliğine katılması gerekirken katılmadığı ve izin süresini geçirmeye başladığı, 25/12/2014 günü kendiliğinden birliğine katılış yaptığı gözetildiğinde sanığın eyleminin izin tecavüzü suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu, anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
a) Bozma ilamına konu olan ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen 08/04/2016 tarihli ilk hükümde sanığa verilen 6000 TL adli para cezasının TCK'nin 52/4. maddesi uyarınca 24 eşit taksit halinde aylık olarak sanıktan tahsiline karar verildiği gözetilmeden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.02.2016 tarih ve 2014/71 Esas - 2016/42 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere sanığın 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinde düzenlenen kazanılmış hak ilkesine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanığın adli sicil kaydında yer alan Gaziosmanpaşa Çocuk Mahkemesinin 2011/967 Esas ve 2012/583 Karar sayılı HAGB kararının açıklanarak Gaziosmanpaşa 1. Çocuk Mahkemesinin 2016/206 Esas ve 2016/725 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmünün verildiği, Gaziosmanpaşa Çocuk Mahkemesinin 2012/576 Esas ve 2014/708 Karar sayılı HAGB kararının açıklanarak Gaziosmanpaşa 1. Çocuk Mahkemesinin 2016/205 Esas ve 2016/728 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmünün verildiği, yine Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/1753 Esas, 2014/978 Karar sayılı HAGB kararının açıklanarak Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/178 Esas ve 2017/413 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmünün verildiği gözetilmeksizin bahse konu kararların açıklanması için mahkemelerine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ile O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, hükmün BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca, hükmün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin 4. maddesinde yer alan “20 eşit taksitte” ibaresinin çıkarılıp yerine “24 eşit taksitte” ibaresinin yazılması, ayrıca hükmün 5. maddesinin ikinci fıkrasının hükümden çıkarılması suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy