MAHKEMESİ : Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mah. (Kapatılan)
SUÇ: 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Ceza Tayinine Yer Olmadığına Dair Karar
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği hükümlerine göre personelin askerliğe elverişli olup olmadıkları veya sınıfı görevini yapıp yapmayacakları hususunun Hastanelerin sağlık kurullarınca belirlenmesi gerektiği cihetiyle; İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 22/11/2016 tarihli ve 5647 sayılı sağlık kurulu raporu ile antisosyal kişilik bozukluğu ve madde kullanımı bozukluğu tanısıyla askerliğe elverişli olmadığına karar verilen sanığın, askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığının ek sağlık kurulu raporu ile tespiti gerekirken tek tabip tarafından düzenlenen raporla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Savunmalarında beyan ettiği ciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle askerliğe elverişli olup olmadığı, askerliğe elverişsiz ise bu elverişsizliğinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığı hususunda rapor düzenlenmesi için Hastaneye sevk edilen sanık hakkında İzmir Asker Hastanesince düzenlenen 27/08/2012 tarihli yazıda; düzenlenecek rapora esas olmak üzere suç tarihleri belirtilmek suretiyle sanığın sevkinin uygun görüldüğünün belirtilmesi ancak yargılamanın devamında bu hususta herhangi bir işlem yapılmadığının anlaşılması karşısında; bahse konu rahatsızlık bakımından sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının tespiti gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)Mahkemece, sanığın 03/07/2012 tarihinde yakalandığı, suç temadisinin de bu tarihte sona erdiği kabul edilmiş ise de; dosya dizi 60’da yer alan belgede sanığın 04/07/2012 tarihinde yakalandığının belirtildiği, sanığa yüklenen suç açısından temadinin sona erdiği tarihin belirlenebilmesi için yakalama veya teslim olma tarihini gösteren belgenin dosyasında bulunmasının gerektiği, kesintinin sona erdiği tarihin tespiti ve buna dair delillerin toplanması gibi hususların firar suçunda sübut ve uygulamaya doğrudan etkili olması ve mevcut dava dosyasında sanığın yakalandığı tarihe ilişkin düzenlenmiş bir yakalama tutanağının bulunmadığı anlaşılmakla, suç temadisinin tam olarak hangi tarihte sona erdiğinin araştırılması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4) Kabule göre ise;
İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 18/11/2016 tarihli raporda, sanığın TCK'nin 32/1 veya 32/2'nci maddelerinden istifade edemeyeceği açıkça belirtildiği halde sanık hakkında TCK’nin 32/1 ve CMK’nin 223/3-a madde ve fıkraları uyarınca ceza tayinine ve TCK’nin 57/3 maddesi uyarınca koruma ve tedavi altına alınmasına yer olmadığına dair hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve hükmü temyiz etmeye yetkili komutanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.