MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 1072 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvuruların süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen suçun tarihi ve cezasının üst haddine göre davanın sanığın lehine olan 765 sayılı (Mülga) TCK'nın 102/1-4. ve 14/3. maddelerinde öngörülen 5 yıllık asli, 7 yıl 6 aylık kesintili zamanaşımı süresine tabi bulunması, suç tarihi olan 25/12/2004 tarihinden karar tarihi olan 02/07/2015 tarihine kadar 7 yıl 6 aylık uzatılmış zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunun anlaşılması karşısında, davanın zamanaşımının dolması nedeniyle düşmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, O Yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 13/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.