MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Marka Hakkına Tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Tekerrüre esas alınan Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/1086 E, 2006/73 K. sayılı hükmün marka hakkına tecavüz suçuna ilişkin olması ve Anayasa Mahkemesinin 03.01.2008 gün ve 2005/15 esas, 2008/2 sayılı kararı ile 5237 Sayılı TCK'nin 2. ve 5. maddeleri hükümlerine göre 28/01/2009 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 5833 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadarki süreçte marka hakkına tecavüz suçlarının suç olmaktan çıkarılması karşısında, tekerrüre esas alınan dosyada uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy