MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 10.09.2015 tarih ve 2015/18815 karar sayılı bozma ilamında "Sanığın sürücülüğünü yaptığı evden eve nakliye işi yapan kamyonun kasa kısmında bulunan baza ve çekyatların içerisinde dava konusu sigaralar ele geçirilmiş olup, sanığın baştan itibaren değişmeyen savunmalarında, bu eşyaları taşıma işini Bursa'daki ... Nakliyat isimli firmadan ... aracılığıyla aldığını, eşyaları teslim almak için ... isimli kişinin ...deki evine gittiğini ve orada eşyaların ambalajlanmış olarak araca yüklendiğini, eşyaların ...'da ikamet eden ...'a teslim edileceğini ve bu kişilerin kullandıkları telefon numaralarını bildirmesi karşısında, sanığın beyanlarında geçen telefon numaralarının suç tarihi itibariyle fiilen kim tarafından kullanıldığı ve...Nakliyat isimli firmanın yetkilisi araştırılarak bu kişiler hakkında aynı eylemle ilgili bir soruşturma yapılıp yapılmadığı, soruşturma sonucu açılmış veya kesinleşmiş dava bulunup bulunmadığı tespit edilip varsa getirtilerek incelenmesi ve gerektiğinde her iki davanın birleştirilmesi,kamu davasının açılmadığının tespiti halinde suç duyurusunda bulunulması, dava açılması durumunda dosyaların birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi..." şeklinde belirtildiği üzere mahkemesince ilama uyulmasına, 28.04.2016 tarihli celsede ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ve suç duyurusu sonucunun bekletici mesele yapılmasına karar verilmesine karşın, suç duyurusu sonucu beklenilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
2)Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'nin 305 ila 326. maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı CMUK'nin 310. maddesi uyarınca temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden bu sürenin hüküm fıkrasında 15 gün olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy