MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Gerekçeli kararda 10.09.2012 ve 18.09.2012 tarihli olaylara ilişkin hüküm kurulmasına karşın gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "10/09/2012, 18/09/2012" yerine "19/09/2012, 18/09/2012" olarak gösterilmesi,
2)Yerel mahkemece uyulmasına karar verilen Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04.04.2018 tarih ve 2018/3728 sayılı kararı ile verilen bozma ilamı doğrultusunda TCK'nin 43. maddesi kapsamında değerlendirilen İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.06.2013 tarihli 2012/1586 Esas ve 2013/787 Karar sayılı ilamı ile verilip kesinleşen önceki cezanın 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası olduğu, bozmadan sonra, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/507 Esas ve 2016/1237 Karar sayılı ilamında da "Zincirleme suça dâhil olan bir suçtan bu durum gözetilmeksizin mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin ceza belirlenmelidir." şeklinde ifade edildiği üzere kesinleşmiş davadan bağımsız olarak temel ceza belirlenip bu ceza üzerinden TCK’nin 43. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle belirlenen cezadan evvelce kesinleşen cezanın mahsubu ile infazın tespit edilen ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerekirken, netice ceza belirtilmeden evvelki verilen cezanın mahsubuna karar verilmek suretiyle infazda tereddüte neden olacak şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy