MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Şikayetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebine yönelik incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanığın temyiz talebine yönelik incelemede;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Yerel mahkemece uyulmasına karar verilen Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 25.10.2018 tarih ve 2018/10899 sayılı kararı ile verilen bozma ilamı doğrultusunda TCK'nin 43. maddesi kapsamında değerlendirilen İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03.12.2013 tarihli 2013/768 Esas ve 2013/1577 sayılı ilamı ile verilip kesinleşen önceki cezanın 2 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası olduğu, bozmadan sonra, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/507 Esas ve 2016/1237 Karar sayılı ilamında da "Zincirleme suça dâhil olan bir suçtan bu durum gözetilmeksizin mahkumiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin ceza belirlenmelidir." şeklinde ifade edildiği üzere kesinleşmiş davadan bağımsız olarak temel ceza belirlenip bu ceza üzerinden TCK’nin 43. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle belirlenen cezadan evvelce kesinleşen cezanın mahsubu ile infazın tespit edilen ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerekirken, netice ceza belirtilmeden evvelki verilen cezanın mahsubuna karar verilmek suretiyle infazda tereddüte neden olacak şekilde hüküm kurulması,
2-Sigaraların gümrük kaçağı olduğuna ve KEMT varakasındaki değere ilişkin sanığın itirazı bulunmadığı hâlde keşif yapılarak sebep olmadığı yargılama giderinin sanığa yükletilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nin 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükmün 7. fıkrası çıkarılarak yerine "Sanığın, Mahkememizin 2013/768 Esas 2013/1577 Karar sayılı dosyasından 2 yıl hapis ve 100TL adli para cezası ile cezalandırıldığı, kararın 07/05/2018 tarihinde kesinleştiği, sanık hakkında TCK'nin 43. maddesinin uygulandığı dikkate alınıp sanığa verilen ve kesinleşen 2 yıl hapis ve 100TL adli para cezasının, işbu yargılamaya konu cezadan mahsup edilerek sanığın neticeten 1 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresinin yazılması ve yargılama giderine dair hüküm fıkrası çıkarılarak yerine "92,00 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak Hazineye irat kaydına" ibaresinin yazılması suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy