MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1072 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında, sabit görülen eylemi nedeniyle uygulanmasına karar verilen 1072 sayılı Kanun’un 2/1. maddesi uyarınca adli para cezasına hükmedilirken, 1072 sayılı Kanun’un, suç tarihinde yürürlükte bulunan, 5728 sayılı Kanun’un 325. maddesi ile değişik 2., TCK’nin 52/1-3. ve 61/8. maddeleri gereğince adli para cezası gün olarak belirlenip bireyselleştirildikten sonra her gün için belirlenecek miktar ile çarpılmak suretiyle paraya çevrilmesi gerekirken, 1072 sayılı Kanun’un 2/1. maddesinde öngörülen sınırın da altında kalacak şekilde ve doğrudan para cezasına hükmedilmesi, ayrıca bu ceza üzerinden TCK’nin 62. maddesi uyarınca yapılan indirim sırasında da hesap hatası nedeniyle, sonuç adli para cezasının “375 gün” yerine, “366 gün” olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın Kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 11/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy