MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 3568 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunması üzerine, 5271 sayılı CMK'nin 231/11 maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu Silifke 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2014 tarih ve 2014/294 Esas - 2014/452 Karar sayılı mahkumiyete konu suçun 5237 sayılı TCK'nin 155/1. maddesinde yazılı güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olduğu ve mezkur suçun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, 5237 sayılı TCK'nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, mahkemesince uzlaşma yapılıp yapılmadığı araştırılıp, uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre ise;
1-Şikayete konu meslek mensubu tespit tutanaklarında ismi geçen mükelleflerin beyannamelerinin hangi mali müşavirin şifresi ile verildiği hususlarının ilgili vergi dairesinden sorulup, anılan mükellefler ile şikayet dilekçesinde belirtilen ... ve temyiz dilekçesinde belirtilen...' nün tanık sıfatı ile beyanları tespit edilerek, sanığın yürüttüğü faaliyetin 3568 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı hususu şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit yapılmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
2-Kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ... Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanlığının davaya katılmasına karar verilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
3-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''15.10.2010'' yerine ''2010'' olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy