MAHKEMESİ : 1. Ordu Komutanlığı Askeri Mah. (Kapatılan)
SUÇ : 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
(Kapatılan) 1’inci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 07/12/2011 tarih ve 2011/372-200 E.K. sayılı kararı ile As.C.K.’nin 66/1-a, 73, TCK’nin 32/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın 30/01/2012 tarihinde kesinleştiği, bu itibarla tekerrüre esas sabıkasının bulunduğu anlaşılan sanık hakkında hüküm kurulurken tekerrür uygulamasının yapılmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanığın 28/01/2015-29/01/2015 tarihleri arasında göz altında geçirdiği sürenin TCK'nin 63. maddesi uyarınca verilen ceza süresinden mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
20/07/2012 tarihinde gönderildiği çarşı izninden dönmeyerek firar ettiği anlaşılan sanık hakkında, Yerel Mahkemece, suç temadisinin başlangıç tarihinin “20/07/2012” olarak kabul edilmesi gerekirken hüküm fıkrasında “20/07/2014” olarak kabul edilmesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu, anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
TCK'nin 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, hükmün BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca, hükmün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin 4. fıkrasında yer alan “...taksitlerden birini zamanında ödememesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin bildirilmesine” cümlesinin çıkartılıp yerine "...taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına" cümlesi yazılması suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy