1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02/11/2018 tarihli ve 2017/4020 soruşturma, 2018/2575 Esas, 2018/2124 sayılı iddianamenin iadesine dair Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2019 tarihli ve 2018/717 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan iade kararının kaldırılmasına ilişkin Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/12/2018 tarihli ve 2018/950 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 18/04/2019 gün ve 94660652-105-24-1467-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/05/2019 gün ve KYB 2019/43978 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
14/06/1989 tarihli 3574 sayılı Kanun'a değişik 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun "Firar ve cezası" başlıklı 66. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "1) Aşağıda yazılı askeri şahıslar bir yıldan üç yıla kadar hapsolunur: a) Kıt'asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşanlar, b) Kıt'asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyenler," şeklindeki düzenleme ile benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 31/10/2018 tarihli ve 2018/6849 Esas, 2018/11135 Karar sayılı ilamında "...Şüpheliye yüklenen suç açısından temadinin sona erdiği tarihin belirlenebilmesi için yakalama veya teslim olma tarihini gösteren belgenin ya da askerliğe elverişsiz olduğuna dair raporun aslının veya onaylı örneğinin soruşturma dosyasında bulunmasının gerektiği, kesintinin sona erdiği tarihin tespiti ve buna dair delillerin toplanması gibi hususların firar ve izin tecavüzü gibi mütemadi suçlarda sübut ve uygulamaya doğrudan etkili olmaları ve mevcut soruşturma dosyasında bu hususlara ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığının anlaşılması karşısında;..." şeklinde belirtildiği üzere, somut dosya kapsamına göre, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 3. Ordu Hava Savunma Tabur Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini ifa eden şüphelinin 01/08/1992 tarihinde 10 günlük dağıtım iznine ayrıldığı, 10/08/1992 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı 3. Ordu Karışık Hafif Uçaksavar Topçu Tabur Komutanlığı birliğine katılması gerekirken katılmadığı ve sonrasında hakkında yakalama emri çıkarıldığı, suça ait kesintinin gerçekleşmediği anlaşılmakla, izin tecavüzü suçu mütemadi suç olup temadinin sona erdiği tarihin belirlenebilmesi için yakalama veya teslim olma tarihini gösteren belgenin aslının veya onaylı örneğinin soruşturma dosyasında bulunması geretiği, ayrıca şüphelinin henüz yakalanamaması nedeniyle temadinin kesildiği suç tarihinin tespit edilemediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, iddianamenin iadesi kararının yerinde olduğu gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulü ile iade kararının kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yukarıda sözü edilen kanuni düzenlemeler karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/12/2018 tarihli ve 2018/950 değişik iş sayılı kararının CMK'nin 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 25/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy