MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararların niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
I)Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosya kapsamında yer alan iletişimin tespiti kayıtlarından sanık ... ile diğer sanık ...'nin suç tarihinde birçok kez iletişim kurdukları, suçun işlenmesinde kullanılan iyi niyetli 3. Kişiye ait aracın yine sanık ... tarafından kiralandığı anlaşılması karşısında sanığın mahkumiyeti yerine yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II)Sanık ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanığa yokluğunda verilen karar, savunmasındaki adresine sanık işte olması sebebiyle komşusuna haber bırakılarak 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırılmak suretiyle 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 21. maddesi uyarınca 11.07.2016 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, sanığın eski hale getirme talebi üzerine mahkemece yapılan kolluk araştırmasında tebligat kağıdında ismi geçen şahsın köyün muhtarı olduğunun ancak sanık ile komşu olmadığının tespiti karşısında tebliğnamedeki temyiz isteminin reddi düşüncesinde iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık ...'nin talebi uygun görülerek yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada sanık ... hakkında 27/01/2014 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 2014/79 Esas ve 2015/25 Karar sayılı hükmün Dairemizce incelenerek 16.09.2019 tarihinde bozulmasına karar verilmesi karşısında;
Anılan dava ile iş bu dava birleştirilerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2)Sanıkların, hakkında beraat kararı verilen diğer sanık ... ile birlikte atılı suçu işlediği anlaşılması karşısında, 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca cezalarda arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4)İyi niyetli üçüncü kişiye ait olduğu dosya kapsamından anlaşılan ve müsaderesine yer olmadığına karar verilen nakil aracının trafik kayıtlarındaki şerhinin kaldırılmasına hükümle birlikte karar verilmesi gerekirken hüküm kesinleştiğinde kaldırılmasına karar verilmesi suretiyle mülkiyet hakkının ihlaline sebep olunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy