MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4733 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi,kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık hakkında; 17.11.2012 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2014/37 Esas, 2015/183 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün temyizen incelenmek üzere Yargıtay 7. Ceza Dairesi 'nin 2017/14906 Esasında kayıtlı olması karşısında,
Yine sanık hakkında 06.01.2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2013/94 Esas, 2013/523 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2015/684 Esasında kayıtlı olduğu ve 06.06.2017 tarihinde düzelterek onanmasına karar verilmesi karşısında,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2017/14906 Esasında kayıtlı dosyanın akıbetinin araştırılması ve kesinleşen Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2015/684 sayılı dosyanın dosya arasına alınarak, anılan dosyalar getirtilip incelenerek mümkün olanların birleştirilmesi, kesinleşmiş olanların ise suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp, hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu ,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.