MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 4733 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi,kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Kargo aktarma merkezinden yapılan ihbar üzerine, alıcısı temyiz dışı sanık ... ve göndericisi temyiz dışı ... olarak kayıtlı kargo kolisinden 48 karton gümrük kaçağı sigara ele geçen olayda; sanık ...'ın ...'ı tanımadığını, ancak temyize konu ...'ı tanıdığını, daha önce ...'ın kendisine sigara gönderdiğini, son sevkiyattan haberi olmadığını, ...'ın ise daha önce ... ile sigara alışverişi olmadığını, ... ile husumeti olduğunu beyan etmesi karşısında sanık ... hakkında mahkumiyete yeter, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği nazara alınarak sanığın beraatı yerine yetersiz olmayan gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre;
1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 12/07/2012 yerine 10/02/2012 olarak gösterilmesi,
2-Suçtan zarar gören Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin yargılamaya katılma talebi hakkında karar verilmeden lehine vekalet ücreti tayini,
3-Dava konusu gümrük kaçağı eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle TCK’nin 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken TCK’nin 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
4-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
5-5237 sayılı TCK'nin 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında l. fıkranın (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmamasına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.