MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi,kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2-Davaya konu kaçak akaryakıt hakkında tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, kaçak akaryakıt tasfiye edilmemiş ise 5015 sayılı Kanun'un Ek 5/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK'nin 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, tasfiye edilmiş ise; tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Suçtan doğrudan zarar gören ve kamu davasına katılan olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun hükümden önce verilen 05/05/2015 havale tarihli dilekçesinde müdahil sıfatıyla davanın takip edilmeyeceğine ilişkin irade açıklaması nedeniyle bu kurumun müdahilliğinin hükümsüz kaldığı ve bu nedenle de yararına dilekçe yazım ücretine hükmolunamayacağının gözetilmemesi
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılıp, yerine ''24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına," ibaresi yazılması, Kaçak akaryakıtın müsaderesine ilişkin kısmın çıkarılarak, yerine "Dava konusu kaçak akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5015 sayılı Kanun'un Ek 5/1. maddesi gereğince müsaderesine" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasından EPDK lehine dilekçe yazım ücretine hükmedilen kısmın çıkartılması başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy