MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.11.2007 gün ve 167/222 sayılı kararında belirtildiği üzere Ağır Ceza Mahkemesi nezdindeki Cumhuriyet savcılarının yargı çevresindeki Asliye Ceza Mahkemelerinin hükümlerine karşı 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nin 310. maddesi gereğince tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı 19.03.2015 tarihinde verilen hükme karşı 29.04.2015 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla, üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nin 310 ve 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,
2-Katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Katılan ...' nün 15.08.2014 tarihli ihbar evrakında sanıkların yönetim kurulu üyesi oldukları belirtilen kooperatifin son genel kurulunun 21.05.1995 tarihinde yapıldığının belirtildiği,... Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün 14.01.2015 tarihli cevabi yazısında ise 21.05.1995 tarihli genel kurul toplantısının 01.08.1995 tarihinde tescil edildiği ve tasfiyenin sonra erdiğine dair bilgi bulunmadığı belirtilmiş olmakla, sanıkların yönetim kurulu üyesi oldukları kooperatifin son genel kurul toplantısının 21.05.1995 tarihinde yapıldığının anlaşılması ve anılan kooperatifin 1996-1997-1998 yıllarında genel kurul toplantılarının yapılmamış olunması nedeniyle 1163 sayılı Kanun'un 81/1-6. maddesi uyarınca münfesih hale geleceği, bu tarihten itibaren sona eren tüzel kişiliğin genel kurul toplantısı yapmamasından söz edilemeyeceği gözetildiğinde iddianame ile dava konusu edilen 2013 yılında anılan kooperatifin tüzel kişiliği sona erdiği anlaşılmakla, suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, 6102 sayılı Kanun uyarınca 5 yıl içerisinde olağan genel kurul toplantısını yapmayan kooperatifin münfesih sayılacağı gerekçesiyle sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 26/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy