MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
TCK’nin 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” Hükmü uyarınca daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla; 18 yaşını doldurmuş ve 65 yaşını bitirmemiş olan kişilerin mahkûm oldukları otuz gün ve daha az süreli hapis cezaları ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının anılan maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırım ya da tedbirlerden birine çevrilmesinde yasal zorunluluk bulunması nedeniyle bu kapsamdaki kişilerin denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemeleri halinde; yasal olarak uygulanması zorunlu olan TCK'nin 50/3. maddesi uyarınca hükmedilen kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırım ya da tedbirlerden birine çevrilerek hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerekecektir.
Sanık hakkında Yönetim Kurulu üyesi oldukları Kooperatifin genel kurulunun olağan toplantıya çağırmamak suçuyla ilgili olarak mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 11.05.2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 02.04.2014 tarihinde işlediği başka kasıtlı suçtan kurulan hükmün kesinleşmesi ve ihbar üzerine hükmün açıklandığı, CMK’nin 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği tarih arasında zamanaşımının durduğu kabul edilerek yapılan incelemede, suç tarihi itibariyle sanığın lehine olan 765 sayılı TCK’nin 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması karşısında davanın düşmesine karar verilmesi yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı; O Yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle, 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE, 17/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy