1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/12/2018 tarihli ve 2018/8535 soruşturma, 2018/2815 Esas, 2018/2332 sayılı iddianamenin iadesine dair Erzincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/01/2019 tarihli ve 2018/751 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ve iddianamenin iadesi kararının kaldırılmasına dair mercii Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/02/2019 tarihli ve 2019/69 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 14/05/2019 gün ve 94660652-105-24-4997-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/05/2019 gün ve KYB 2019/55542 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 21/02/2018 tarihli ve 2018/1895 Esas, 2018/1101 karar sayılı ilâmında yer alan, “1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66. maddesinde düzenlenen firar ve izin tecavüzü suçlarının, Anayasa Mahkemesinin 11/04/2012 tarihli, 2011/111 Esas ve 2012/56 sayılı, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 01/04/2004 tarihli, 2004/66 Esas ve 2004/61 sayılı Kararları ile Askeri Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı gibi mütemadi (kesintisiz) suçlardan olup, suçun temadinin başladığı ve sona erdiği süreçte işlendiği, kıt'asından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşmak suretiyle işlenen firar suçu ile kıt'asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur oldukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmemek suretiyle işlenen izin tecavüzü suçunun yakalanma ya da birliğine katılma ile son bulduğu, dolayısıyla bu suçlarda temadinin sona erdiği bir başka anlatımla kesintinin gerçekleştiği yer mahkemesinin yetkili olduğu...” şeklindeki açıklamalar karşısında, söz konusu suçun kesintisiz suçlardan olduğu, şüphelinin halen yakalanmadığı, yetkili mahkemenin belirlenmesi açısından şüphelinin yakalanması veya birliğine katılması gerektiği anlaşılmakla; iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yukarıda sözü edilen kanuni düzenlemeler karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/02/2019 tarihli ve 2019/69 değişik iş sayılı kararının CMK'nin 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 25/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy